Nedir.Org
  • 1
7195
3
Okunma
625
Cevap
2
Soru :

Başını vermeyen şehit adlı hikayedeki zamirler

Bu sorunun cevabı için bana yardımcı olur musunuz.

Bölüm: Türkçe
Durum: Çözüldü
Tarih: 4 yıl önce
0 kişi takip ediyor

Verilmiş Cevaplar


1



2017-01-06 10:42:05 #
Cevap : Altını çizdiklerim zamir:
Yarın arifeydi. Öbür günkü bayram için hazırlanan beyaz kurbanlar, küçük Grijgal palangasının etrafında otluyorlardı. Karşıda... Yarım mil ötede Toygun Paşa'nın son muhasarasından çılgın kışın hiddeti sayesinde kurtulan Zigetvar Kalesi, sönmüş bir yanardağ gibi, simsiyah duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut yığınları eziyor... Sürü sürü geçen kargalar tam hisarın üstünden uçarken sanki gizli bir kara haber götürüyorlarmış gibi, acı acı bağırıyorlardı. Palanga kapısının sağındaki beden siperinde sahipsiz bir gölge kadar sakin duran Kuru Kadı yavaşça kımıldadı; ikindiden beri rutubetli rüzgarın altında düşünüyor, uzakta, belirsiz sisler içinde süzülen kurşuni kulelere bakıyordu. Bunların hepsi Türklerin elindeydi. Yalnız şu Zigetvar...
Yıkılmaz bir ölüm seddi halinde "Kızılelma" yolunu kapatıyordu. Sanki bu uğursuz kargalar hep onun mazgallarından taşıyor, anlaşılmaz bir lisanın çirkin küfürlerine benzeyen sesleriyle her tarafı gürültüye boğuyorlardı. Kuru Kadı içini çekti. Sonra "Ah..." dedi. İncecik, sinirli boynunun üstünde bir taş topuz gibi duran çıkık alınlı, iri kafasını salladı. Yeşil sarığını arkaya itti. Islak gözlerini ovuşturdu. Şimdiye kadar, asker olmadığı halde, her muharebeye girmişti. Birkaç bin yeniçeriyle dört beş topu olsa... Bir gece içinde şu kaleyi alıvermek işten bile değildi! Şimdi vâkıa müstakildi. Ne isterse yapabilirdi. Palanganın kumandanı Ahmed Bey, öteki boy beyleriyle beraber Toygun Paşa ordusuna katılıp Kapuşvar fethine gitmişti. Kapuşvar'dan sonra Zigetvar'ı saran ordu, kışın aman vermez zoruyla, zaptı yaza bırakarak Budin'e dönünce, o da askerleriyle tekrar palangasına gelmemiş, Toygun Paşa'nın yanında kalmıştı. Bugün Grijgal'den altı mil uzaktaydı. Palangaya yalnız Kuru Kadı karışıyordu; esmer, zayıf yüzünü buruşturdu: "Palanga, palanga...Amma topu tüfeği kaç kişi?" dedi. Bütün genç muharipleri, Ahmed Bey, beraberinde götürmüştü.
0 kişi beğendi
3



2017-01-06 10:32:22 #
Cevap : ÖRNEK İNCELEME: "BAŞINI VERMEYEN ŞEHİT" ÖYKÜSÜNÜN İNCELEMESİ

KONUSU: 
Osmanlı Devleti zamanında savaşta başı gövdesinden ayrılarak şehit düşen derviş 
“Deli Mehmet”in sonradan dilden dile dolaşan destansı hikayesi…

ÖZET:
Ömer Seyfettin’in tarihi bir hikayesi olan Başını Vermeyen Şehit’te yüz on kişilik Osmanlı mücahit gücünün savunduğu Grijgal Kalesi (1555 yıllarında) bini aşkın düşmanın saldırısına uğramıştır.Bu savaşta Deli Mehmet isimli bir derviş şehit düşmüş ve başı düşman tarafından bedeninden ayrılmıştır.Bunu gören yakın arkadaşı Deli Hüsrev “Canını verdin,başını verme!” diye bağırınca kesik başlı beden yerinden fırlamış ve kendi kellesini götüren atlı şövalyenin arkasından gidip başını almıştır.İşte bu olağanüstü olay buna şahit olan Grijgal kadısı Kuru Mehmet tarafından destansı bir hikayeyle anlatılmıştır. Yaşanmış gerçeği anlatan bu destanın yüz beyit kadarı da Peçevî Tarihi’nde yer almıştır. Usta hikâyeci Ömer Seyfettin ise (ö.1920) bu tarihî hadiseyi Peçevî’den alarak “Başını Vermeyen Şehit” adıyla on beş sayfalık güzel bir hikâye şekline çevirmiştir.

KİŞİLER VE ÖZELLİKLERİ:
Kuru Kadı: Öykünün başkahramanıdır.İncecik boyunlu,,çıkık alınlı,iri kafalı,esmer zayıf yüzlü,gayet titiz,gayet sert ve sinirli biridir.
Deli Mehmet ve Deli Hüsrev: Öykünün diğer önemli iki kişisidirler.Deli Mehmet alabıyık,geniş beyaz çehreli,gök gözlüdür. Öyküde bu iki kişi şöyle betimlenir:Bunların ikisine de deli derlerdi. Deli Mehmet, Deli Hüsrev…
Serhat muharebesinde hayale sığmayacak yararlılıklarıyla masal kahramanı gibi
inanılmaz bir şöhret kazanan bu iki deli hiçbir nizama, hiçbir zapt u rapta girmeyen
dünya şerefinde gözleri olmayan Anadolu dervişlerindendi. Her zaferden sonra
kumandanları onlara rütbe hil’at, murassa kılıç gibi şeyler vermeye kalkınca,
gülerler; “istemeyiz! Fani vücuda kefen gerektir. Hil’at nadanları
sevindirir…”derler, Hak uğrundaki gayretine ücret, mükâfat, sabaş kabul
etmezlerdi. Harp onların bayramıydı. Tüfekler, oklar atılmağa… toplar gürlemeğe…
kılıçlar, kalkanlar şakırdamaya başladı mı hemen coşarlar, kendilerinden geçerler… naralar savurarak düşman saflarına saldırırlar…alevi gözlerle takip edilmeyen canlı
bir yıldırım olup tutuşurlardı.”

Öykünün diğer kişileri:
Toygun Paşa,
Ahmet Bey: Palankanın (küçük kale) kumandanı
Çavuş,
ihtiyar topçu
Zigetvar kumandanı Karaçin
Düşman askerleri (şövalyeler)
 
Mekan: Grijgal palankası (küçük kale), Zigetvar Kalesi
0 kişi beğendi



Cevap Yaz


×
Seç Değiştir



×
Seç Değiştir

×
Örnek 1 : https://www.youtube.com/watch?v=0zuBFyfQ3Qc
Örnek 2 : https://vimeo.com/8802569

Türkçe Bölümü Yeni Sorular



















Arama
Menü
Kapat
Hareket Dökümü
Online Üyeler
  • kürt kızı
    kürt kızı
    Belirtmemiş
  • hera
    hera
    Belirtmemiş
  • Berke59
    Berke59
    Belirtmemiş
  • Alper Kılıçsallayan
    Alper Kılıçsallayan
    Belirtmemiş
  • oyuncak hayatım
    oyuncak hayatım
    Belirtmemiş
  • Abdullah Kölge
    Abdullah Kölge
    Belirtmemiş
  • Hsynnn
    Hsynnn
    Belirtmemiş
  • hamal
    hamal
    Belirtmemiş
  • Deniz mavi
    Deniz mavi
    Belirtmemiş
  • Angeel
    Angeel
    Belirtmemiş
  • zeamays
    zeamays
    Belirtmemiş
  • Karadut
    Karadut
    Belirtmemiş
  • Hypatia
    Hypatia
    Belirtmemiş
  • zeus
    zeus
    Belirtmemiş
  • mountaingoat
    mountaingoat
    Belirtmemiş
  • Rabia Demirel
    Rabia Demirel
    Belirtmemiş
  • SiyahBeyazDüşler
    SiyahBeyazDüşler
    Belirtmemiş
  • Büşra Dere
    Büşra Dere
    Belirtmemiş
  • muzur06
    muzur06
    Belirtmemiş
  • güldane
    güldane
    Belirtmemiş
  • Vurgun30
    Vurgun30
    Belirtmemiş
  • İrem
    iremugras123
    Kütahya
Sitemizi kullanarak, Çerez Politikamızı , Gizlilik Politikamızı ve Hizmet Şartlarımızı okuduğunuzu ve anladığınızı kabul edersiniz.. Detay. ×