Nedir.Org
  • 1
469
37
Okunma
21826
Cevap
4
Soru :

Hikayede isim tamlamalarının bulunmuş ve gösterilmiş hali

Hikayede geçen isim tamlamalarını bulmanın kolay yolu ipucu. Bir hikayede geçen isim tamlamalarını gösteriniz.
Bölüm: Edebiyat
Durum: Çözüldü
Tarih: 5 yıl önce
0 kişi takip ediyor

Cevap Yaz


×
Seç Değiştir



×
Seç Değiştir

×
Örnek 1 : https://www.youtube.com/watch?v=0zuBFyfQ3Qc
Örnek 2 : https://vimeo.com/8802569

Verilmiş Cevaplar


34



2015-04-27 12:30:17 #
Cevap : Sabahın ilk ışığıyla uyanıp, en yakın arkadaşım ile birlikte sevdiğimiz oyunun fiyatını öğrenmek için çarşıya gittik. Elimize aldığımızda ilk oyunun kapağı dikkatimizi çekti. Sonra eve dönüp tatil boyunca bu oyunu oynadık. 

sabahın ilk ışığı = belirtili isim tamlamasi
en yakın arkadaşım = belirtisiz isim tamlaması
oyunun  fiyatı = belirtili isim tamlamasıı
oyunun kapağı= belirtisiz isim tamlaması 
0 kişi beğendi
8



2015-04-27 12:37:35 #
Cevap : Bu Örnek 2 olsun:

Kış soğuk geçiyordu. Çocuğun paltosu  çok inceydi belli ki üşüyordu. Yol kenarında yürüken arabanın tekeri  üzerine su sıçratmıştı daha çok üşümeye başladı. Ben de elimdeki derginin sayfalarını karıştırarak resim sergisinden çıkıyordum. Hemen çocuğun yanına koştum üzerini peçete ile kuruladım. Evden yalnız çıkıp kaybolmuştu. Sonra ailesini arayıp evini bulduk. Çocuk çok mutlu olmuştu.

Altını çizdiklerim isim tamlamasıdır.

0 kişi beğendi
4



2016-02-08 17:40:36 #
Cevap : Bir Kayışın Tesiri Öyküdeki İsim Tamlamaları Listesi:
Çerkes şivesi
Karadeniz yolu
gümüş savatlı kamçı
koca kalpaklı babayiğit
sınıf arkadaşım
Çerkes kayışı 
Gümüş savatlı toka
Ertesi sene
öz vatan
Adige propagandası 
Çerkes Mahmut
savatlı gümüş sarkıntı

Bir Kayışın Tesiri (Özeti)
Bir zabit arkadaşımla oturuyorduk. Yanımızdaki masada iri, palabıyıklı, kocaman kalpaklı bir babayiğit, çetin bir Çerkes şivesiyle karsısında sıralanmış irili ufaklı kalpaklılara birşeyler anlatıyordu. Daha Kafkasya'dan yeni gelmiş sanılacaktı.

- Demek yollar açıldı, dedim.
Arkadaşım,
- Hangi yollar? diye yüzüme baktı.
- Hangi yollar olacak, Karadeniz yolu.
- Nereden bildin?
- Baksana su hemşeriye... İşte mutlaka yeni gelmiş olacak.
- Hangi hemşeriye?

Sağımızdaki, yanağından kan damlayan iri Çerkesi gösterdim. Arkadaşım bir kahkaha attı. Azıcık daha katılacaktı.

- Çerkes taklidi yapar!
- Güldürmek için mi?
- Hayır.
- Ya niçin?
- Kendini Çerkes zannettirmek için.
...

Tekrar koca kalpaklı babayiğide baktım. Hiç Türkçe bilmez bir Çerkes fesahatiyle başını ağır ağır sallayarak elindeki gümüş savatlı kamçıyı çizmelerinin uzun konçlarına vurarak, takır tukur konuşuyordu. Sandalyeye ata biner gibi binmişti.

- Şaka etme, dedim, bu halis muhlis Çerkes...
- Arkadaşım yemin etti:
- Vallahi değil...
- Ne biliyorsun?
- Nasıl bilmem, benim sınıf arkadaşım.
- Ne gülüyorsun?, dedim.
- Ayol o Çerkes değildir! dedi.
- Ey, lisanına ne diyeceksin?
- Zabit mi?
- Evet, fakat cuma günleri böyle Çerkes gibi giyinir.

Merak ettim:
- Çerkes değil diyorsun, Gürcü mü?
- Hayır.
- Çeçen mi?
- Hayır.
- Lezgi mi?
- Hayır.
- Ya ne?
- Türkoglu Türk!
- Nereli?
- İstanbullu... Anası Germiyanzadelerden. Babası... Mirliva olduğu halde daha dilini düzeltememiş bir Kastamonulu idi...

O halde bu Türk, niçin herkese kendini Çerkes zannettirmek istiyor? diye sordum. Arkadaşım tekrar bir kahkaha attı.

- Bak sana anlatayım niçin, dedi. Bu sahte Çerkesin adi Mahmut Beydir. İdadi ikinci sınıfa kadar hiçbir milliyet iddiası yoktu. O sene ramazan tatilinde bir arkadaşı kendisine Karamürsel'den gayet zarif bir Çerkes kayışı getirdi. Bu kayışı hepimiz gördük. Hakikaten nefisti. Gümüş savatlı tokaları ağır, kayışı siyaha yakın koyu lacivertti. Gümüşten üç büyük sarkıntısı vardı. Mahmut bey bu kayışı beline takti. O günden itibaren Türklerle konuşmamağa, hep Çerkeslerle düşüp kalkmağa başladı. Ertesi sene hiç tanıdığı olmadığı halde tezkere getirerek Karamürsel'e sılaya gitti. Harbiyeye geçtiğimiz zaman Mahmut Bey, Türk şivesini kaybetti. Büyük fedakârlıklar yaparak piyadeden süvariliğe becayiş etti. Zabit çıktığımız zaman Türkçe’yi unutmuştu. Ama, Çerkesceyi de öğrenemedi. Öğrendiği mükemmel bir Çerkes şivesiydi. Adini alay için "Çerkes Mahmut" takmıştık. O buna kızmaz, hatta iftihar ederdi. Zabitken meşhur bir Çerkes paşaya intisap etti. Onunla İstanbul'a sürüldü. Kafkasya'ya kaçtı. Milleti ile hiç münasebeti olmayan yerleri öz vataniymiş gibi gezdi, dolaştı. Bir Çerkes kızıyla evlendi. Hürriyetten sonra İstanbul'a geldi. Artık isi gücü Çerkeşlik için çalışmak oldu. Her yerde su işittiğin garip şive ile "Adige" propagandası yapmağa başladı. Kastamonulu pasa babasından kalan serveti Çerkes Tarihi'ni yazacak muharrire adadı.

Kafkasya'dan yeni gelmiş sandığım sahte Çerkes Türke tekrar baktım.

- Acaba akrabaları içinde Çerkes filan yok mu?

Arkadaşım,

- Yok be yahu! diye elini tas masaya vurdu, halis muhlis Türk diyorum! Hâlâ bir kelime Çerkesce bilmez. Sınıf arkadaşımın Karamürsel'den getirdiği Çerkes kayısında sanki bir tılsım vardı. O andan itibaren Çerkeslik sevdasına düştü.

Arkadaşım yarim saat kadar Çerkes Mahmut beyin gülünç menkıbelerini anlattı. Hali tavrı son derece babayiğitvari olan bu kahraman, meğer ömründe hiçbir muharebeye girmemiş. Son derece korkakmış. Daima tanıdıklarının iltimasıyla seferberlik zamanını geri hizmetlerde geçirmiş.

Biz konuşurken Çerkes Mahmut bey gülerek, yanındakilere Çerkesce sakalar ederek kalktı. Büfenin önünde durdu. Para veriyordu. Çantasını pantolonunun cebinden çıkarırken gördüm. Belindeki yirmi sene evvel Karamürsel'den hediye gelen kayışın savatlı gümüş sarkıntıları pırıl pırıl parlıyordu. Türklerin hariçten kendi içlerine gönüllü bir tek "Millettas" celbedecek böyle ehemmiyetsiz kayışçıkları bile olmadığını düşündüm.
0 kişi beğendi
0



2019-01-27 02:32:04 #
Cevap : Iyi okup soru sorarak
0 kişi beğendi

01 | Hikayenin Unsurları

OlayHikâyede üzerinde söz söylenen yaşantı ya da durumdur.KişilerOlayın oluşmasında etkili olan ya da olayı yaşayan insanlardır.YerOlayın yaşandığı çevre veya mekândır.ZamanOlayın yaşandığı dönem, an mevsim ya da gündür.Dil ve AnlatımHikâyenin dili açık, akıcı ve günlük konuşma dilinden farklı olarak, etkili sözcük, deyim, atasözü ve tamlamalarla zenginleştirilmiş güzel bir dil olmalıdır.Anlatım ise üç şekilde olur:Ø Hikâye kahramanlarından birinin ağzından yapılan anlatım “birinci kişili anlatım” ;Ø Yazarın ağzından.. - Yazıya Git..

02 | Hikaye Çeşitleri

Hikâye, hayatın bütünü içinde fakat bir bölümü üzerine kurulmuş derinliği olan bir büyüteçtir. Bu büyüteç altında kimi zaman olay bir plan içinde , kişi, zaman, çevre bağlantısı içinde hikaye boyunca irdelenir. Kimi zaman da büyütecin altında incelenen olay değil, hayatın küçük bir kesiti, insan gerçeğinin kendisidir Bu da öykünün çeşitlerini oluşturur. Buna göre .
1) OLAY (KLASİK VAKA) HİKAYESİ
Bir olayı ele alarak, serim, düğüm, çözüm plânıyla anlatıp bir sonuca bağlayan öykülerdir. Kahramanlar ve çevrenin tasvirine.. - Yazıya Git..

03 | İsim Kökü Örnekleri

Varlıkları, kavramları, duyguları karşılayan ad soylu sözcüklerdir.Örnek: şeker, iyi, diş, çiçek, demir, yas, kin…İsim köklerine “–mak, –mek” mastar ekini getiremeyiz.Örnek:“şeker” → şeker–mek olmaz“çiçek” → çiçek–mek olmaz“ağaç” → ağaç–mak olmazİsim kökleri 4 çeşittir:a) Varlık kökleri : Çöl, yol, sıra, ev...b) Nitelik kökleri : İyi, güzel, kötü...c) Duygu kökleri : Ah, vah, tüh, ey...d) İlgi kökleri : Ben, sen, o, ile, için...İsim kökleri cümle içinde "isim, zamir, zarf, sıfat, edat, bağlaç ve ünlem".. - Yazıya Git..

04 | Halifeligin Kaldırılması

Halifeligin Kaldirilmasi (3 mart 1924) : Saltanat kaldirilirken kamuoyu hazir olmadigi için halifelikten ayrilmisti. Fakat saltanat taraftarlarinin halifelik makami etrafinda toplanmasi, abdülmecid efendi’nin saltanati çagristiran davranislari, halifeligin inkilaplarin ve laiklige geçisin önündeki en büyük engel olmasi, islevini kaybettigi i. dünya savasi’yla ortaya çikan halifelik gibi bir kurumun çagdas türkiye cumhuriyet’inde yerinin olmamasi ve basinda gelisen bazi hadiseler yüzünden 3 mart 1924’te halifelik kaldirilmistir.

Ayni gün.. - Yazıya Git..

05 | Hikayenin Özellikleri

1. Hikaye yaşanmış ya da yaşanması muhtemel olayları anlatır.2. Romanlara göre olaylar çok daha kısa anlatılır.3. Hikayelerin olay ve durum olmak üzere iki ayrı türü vardır.4. İlk hikaye örneği Boccaccio’nun  Decameron adlı eseridir.5. Türk edebiyatındaki ilk hikaye kitabı ise Ahmet Mithat Efendi’nin Letaif-i Rivayat’idir.6. Hikayeler dört yapı unsurundan oluşmaktadır: olay, kişi, zaman ve mekan.7. Romana göre kişi sayısı daha azdır.8. Hikayede plan şu şekildedir: serim, düğüm ve çözüm. - Yazıya Git..

06 | Hikaye türünün özellikleri

Hikaye türünün özellikleri nelerdir? - Soruya Git..

07 | İsim kökü örnekleri

6. sınıf isim kökleri ile ilgili örnekler
- Soruya Git..

08 | İsim ve sıfat tamlamalarına ayrılmış bir metin veya hikaye, roman...

İsim ve sıfat tamlamalarına ayrılmış bir metin veya hikaye, roman, veya deneme örneği - Soruya Git..

10 | Halifeliğin kaldırılması hangi ilke ile ilgilidir

Halifeliğin kaldırılması hangi ilke ile ilgilidir - Soruya Git..












Arama
Menü
Kapat
Hareket Dökümü
Online Üyeler
  • Nazlıceylanım
    Nazlıceylanım
    Belirtmemiş
  • icebergicecreams
    icebergicecreams
    Belirtmemiş
  • undefined
    undefined
    Belirtmemiş
  • 3391km
    3391km
    Belirtmemiş
  • Melih00005
    Melih00005
    Belirtmemiş
  • Hsynnn
    Hsynnn
    Belirtmemiş
  • maachairtransplant
    maachairtransplant
    Belirtmemiş
  • Greenice38
    Greenice38
    Belirtmemiş
  • Vurgun3
    Vurgun3
    Belirtmemiş
  • İrem
    iremugras123
    Kütahya