• 1
5
Okunma
1273
Cevap
1
Soru :

Kanuni esasiye göre yasama yetkisi kimdedir

Kanuni esasiye göre yasama yetkisi kimdedir
Bölüm: Tarih
Durum: Çözüldü
Tarih: 4 yıl önce
0 kişi takip ediyor

Cevap Yaz


×
Seç Değiştir



×
Seç Değiştir

×
Örnek 1 : https://www.youtube.com/watch?v=0zuBFyfQ3Qc
Örnek 2 : https://vimeo.com/8802569

Verilmiş Cevaplar


2



2015-11-19 12:29:56 #
Cevap : Kanun-i Esasiye göre yasama yetkisi MECLİS-İ UMUMİ dedir.

Detay:
Yasama Organı: Meclis-i Umumî 
Kuruluşu:
Kanun-u Esasînin kurduğu yasama organının adı “Meclis-i Umumî”dir. Meclis-i Umumî, Kanun-u Esasînin 42 ilâ 80’inci maddeleri arasında düzenlenmiştir. Meclis-i Umumî, Heyet-i Âyan ve Heyet-i Mebusan isimli iki heyetten oluşmaktadır (m.42). Meclis-i Umumî azalarının yasama sorumsuzluğu (m.47) ve dokunulmazlığı (m.48, m.79) öngörülmüştür. a) Heyet-i ÂyanHeyet-i Âyan günümüzün senatolarına tekabül eden bir ikinci meclistir. Heyet-i Âyan azası doğrudan doğruya Padişah tarafından atanır (m.60). Üye sayısı Heyet-i Mebusanın üye sayısını üçte birini geçmeyecektir (m.60). Üye seçilebilmek için 40 yaşını doldurmuş, umumun itimadına şayan ve devlet hizmetinde bulunmuş olmak (veya Hahambaşı veya Patriklik yapmış olmak) gerekir (m.61). Heyet-i Âyan üyeliği ömür boyudur (kayd-ı hayat) (m.62). Heyet-i Âyan tüm ikinci meclislerin sahip olduğu rolleri yerine getirebilir. Üyelerinin Padişah tarafından atanması büyük bir sakınca olarak görülemez. Çünkü, Heyet-i Âyan üye sayısı Heyet-i Mebusanın üye sayısının üçte birini geçemez ve üyeleri ömür boyu görevde kalır. Bu nedenle, Padişahın beğenmediği üyeleri değiştirme veya yeni üyeler atayarak çoğunluğu değiştirme imkanı yoktur. b) Heyet-i Mebusan.- Heyet-i Mebusan üyeleri ise Osmanlı tebaasından her ellibin erkek nüfusa bir temsilci seçilmesiyle kurulur (m.65). Seçimler dört yılda bir kere yapılır (m.69). Heyet-i Mebusan üyelerinin tekrar seçilmeleri mümkündür (m.69). Kanun-u Esasî’de seçim sistemine ilişkin tek hüküm, “gizli oy ilkesi (rey-i hafî kaidesi)” ile yapılacağıdır (m.66). 66’ncı madde seçimin “suret-i icrasının kanun-ı mahsus ile tayin olunaca”ğını belirtmektedir. Ancak kanun yapabilmek için de mebusların seçilmiş olması gerektiğinden Kanun-u Esasî hazırlanırken bir sene yürürlükte kalacak ve seçimin nasıl yapılacağını gösteren “Talimat-ı Muvakkate ” ismini taşıyan bir talimat 28 Ekim 1876’da yürürlüğe kondu. Talimat-i Muvakkate iki dereceli basit çoğunluk sistemine dayanıyordu. Seçilecek mebusların 80’ini Müslüman ve 50’sini ise gayrimüslim olarak tespit etmekte idi. Memleket birbirinden farklı iki bölgeye ayrılmıştı. İstanbul şehri (İzmit dahil) 20 daireli bir seçim çevresi kabul edilmişti. Bu seçim bölgesinden beşi Müslim, beşi de gayrimüslim olmak üzere 10 mebus iki dereceli seçim ile seçilecekti. Her daireden “birinci seçmenler” önce 40 “ikinci seçmen  (müntehib-i sani )” seçecek, sonra da bunlar mebusları seçeceklerdi. İstanbul dışında kalan yerlerde ise, kaza, liva ve vilayet merkezlerinde evvelce seçilmiş idare meclisleri üyeleri “ikinci seçmen” kabul olunmuştu ve bunlar milletvekillerini doğrudan doğruya seçmişlerdir. Kanun-u Esasî temsilî demokrasinin temel ilkelerinden biri olan “milletin temsili ilkesi”ni açıkça kabul etmiştir. 71’inci maddeye göre, “Heyet-i Mebusan azasının her biri kendini intihap eden (seçen) dairenin (çevrenin) vekili olmayıp umum Osmanlıların vekili hükmündedir”. Bülent Tanör Kanun-u Esasînin bu 71’inci maddesinde geçen bu “umum Osmanlıların vekili” ibaresinden hareketle, milletin de “bir siyasal varlık olarak yeni anayasal sisteme” katıldığı, “Padişahın artık siyasal sistemin mutlak ve biricik egemeni olmaktan” çıktığı sonucuna ulaşmaktadır. Kanımızca, bu sonuca Kanun-u Esasînin başka hükümlerinden hareketle ulaşılabilir veya ulaşılamaz; ama her halükârda 71’inci maddeden hareketle ulaşılamaz. Bu maddede öngörülen tek şey, temsilcinin seçildiği seçim çevresini değil, bütün milleti temsil ettiği yolundaki ilkedir. Aynı ilke aşağı yukarı aynı kelimelerle 1921 (m.5), 1924 (m.13), 1961 (m.76) ve 1982 (m.80) Anayasalarında öngörülmüştür. Bu ilke bilindiği gibi temsili demokrasinin temel ilkelerinden biri olan “milletin temsili” ilkesidir. Kanun Yapma Usûlü.- Kanun teklif etme hakkı Heyet-i Vükelâya (Bakanlar Kurulu), Heyet-i Âyan ve Heyet-i Mebusana aittir (m.53). Ancak Heyet-i Âyan ve Heyet-i Mebusan ancak kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda (“kendü vazife-i muayyeneleri dairesinde bulunan mevad için”) kanun teklif etmeye yetkilidirler (m.53). Yapılan teklif Sadaret (Başbakanlık) aracılığıyla Padişaha iletilir ve onun izni istenir (m.53). Bu izin bir irade-i seniyye ile verilirse, teklif konusu, ilkin yasama meclislerine değil, Şura-ı Devlete gönderilir (m.53). Şura-ı Devlet bir kanun lahiyası hazırlar (m.54). Bu lahiya (tasarı) önce Heyet-i Mebusanda, daha sonra Heyet-i Âyanda görüşülür (m.54). Kanun lahiyasının kabulünde her iki meclisin eşitliği vardır. Meclislerden birinde lahiya reddedilmişse, o senenin içtima döneminde tekrar müzakere edilemez (m.56). Her iki Meclis tarafından da kabul edilen metin tasdik için Padişaha sunulur. Padişah bir irade-i seniyye” ile tasdik ederse, kanun yürürlüğe girer (düsturul amel olur) (m.54). Görüldüğü gibi, kanunun yürürlüğe girmesi Padişahın onayına bağlıdır. Bu şu anlama geliyor ki, Padişahın “mutlak veto” yetkisi vardır. Görüldüğü gibi yasama süreci içinde Padişahın sadece sembolik değil, çok önemli yetkileri vardır. Kanun teklifinin görüşülebilmesi için Padişahın izni gerekir. İzin vermiş olmasına rağmen Padişah Meclislerce kabul edilmiş bir kanunu veto edebilir. Meclis-i Umumînin Çalışması .- Meclis ilk içtimaını 20 Mart 1877’de yapmıştır. Bu tarihten itibaren 56 içtima (toplantı) yaptıktan sonra 28 Haziran 1877’de feshedilmiştir. 1877’de ikinci seçim yapılmış ve 13 Aralık 1877’de Meclis-i Umumî tekrar toplanmış ve 29 toplantı yaptıktan sonra 14 Şubat 1878’de “tatil”e girmiştir. Bu tatile giriş Kanun-u Esasînin 43’üncü maddesinde öngörülmüştür (“Meclis-i Umumînin iki heyeti beher sene... mart iptidasında... ba irade-i seniyye kapanır”). Ancak yine aynı maddeye göre Meclis-i Umumînin “irade-i seniyye” ile Kasım başında toplantıya çağrılması gerektiği halde, Meclis-i Umumî bir daha toplantıya çağrılmamıştır. Genelde Meclis-i Umumînin Abdülhamit tarafından fesh edildiği yolunda yanlış bir izlenim vardır. Görüldüğü gibi meclis fesh edilmemiş, usûlüne uygun olarak tatile girmiş, ancak tatilden sonra, usûlüne aykırı olarak bir daha toplantıya çağrılmamıştır.
0 kişi beğendi


01 | Görenek

1. Görenek; bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet.
2. Görgü: Görenek olmayınca babasının yanında cigara da içer.
3. Birisinden gördüğü şeyi aynen yapmak isteyen (kimse).
4. Terbiye.
5. Geçici yenilik, moda.
6. Gelenek, her çeşit alışkı.Görenek NedirGöreneğin örfe, adete, geleneğe bakarak yaptırım gücü daha zayıftır. Örfteki yapılma zorunluğu, adet ve gelenekdeki yapılmalı özelliği görenekteki yapılabilme özelliğini alır. En yalın tanımıyla bir şeyi görüle geldiği gibi.. - Yazıya Git..

02 | Yasama Yürütme Ve Yargı Nedir ?

MERHABAÜlke yönetimi, anayasamızda açıkça hatları, sınırları, görev ve yetkileri belirlenmiş üç temel organ tarafından gerçekleştirilir. bunlar:1- Yasama: TBMM'ye aittir. yasa yapar, mevcut yasaları değiştirir.2- Yürütme: Türkiye Cumhuriyeti Devleti hükümeti (dolayısıyla bakanlar kurulu) ve Cumhurbaşkanı tarafından icra edilir.3- Yargı: Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce icra edilir.Ülke yönetimini sağlayan 3 temel unsur ve bunların hangi makam tarafından yürütüldüğünü yazdım. bu makamların görev, yetki ve sorumlulukları anayasamız.. - Yazıya Git..

03 | Görevleri Bakımından Kelimeler

Görevleri Bakımından:Dokuz farklı gruba ayrılır.1. İsim2. Sıfat3. Zamir4. Zarf5. Edat6. Bağlaç7. Ünlem8. Fiil9. Fiilimsiler - Yazıya Git..

04 | Yasama

Yasama Sözlük Anlamı
1 . Yasa koyma, yasa yapma, teşri.
2 . Hukuk genel, soyut, objektif ve sürekli nitelikte kurallar koyma.
Yasama Nedir
Yasama organı; anayasaların verdiği yetki ile kurulan ve yasalar geçirme, değiştirme ve yürürlükten kaldırma gücü olan bir tür katılımcı meclistir. Bir yasama organınca oluşturulan yasalara hukuk ya da yazılı kurallar denir. Yasa çıkarmanın dışında, yasama organlarının genellikle vergileri yükseltme, bütçeyi ayarlama ve öteki gelire ilişkin yasa tasarıları sunma yetkisi vardır. Yazılı.. - Yazıya Git..

05 | Görecelik

Görece Nedir
Görece; göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan, kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen, bağıl, izafi.
Görecelik Nedir
Görecilik ya da Relativizm, felsefe tarihinde sürekli gündemde yer almış olan bir bir yönelim biçimidir. Felsefenin alt bölümlerinden epistemoloji ve etik alanlarında göreceli yaklaşımlar özellikle etkili olmuştur. Bilgi anlayışında mutlak ve nesnel gerçek anlayışından ayrılır, bilginin kesinliğinden ve genel geçerliliğinden şüphe eder. Bütün.. - Yazıya Git..

07 | Görevi padişahın aldığı kararlara tuğra çekmektir

Görevi padişahın aldığı kararlara tuğra çekmek olan divan görevlisi kimdir? - Soruya Git..

08 | Göreneklerimize örnekler

Göreneklerimize örnekler veriniz - Soruya Git..

09 | Göreceli konum nedir

Göreceli konum ne demek? - Soruya Git..

10 | Yasama ve yürütme işlerinin yasamada toplandığı sistem

Yasama ve yürütme işlerinin yasamada toplandığı sistemin adı nedir? - Soruya Git..


Benzer Sorular

Çözüldü Görev örnekleri










Arama
Menü
Kapat
Hareket Dökümü
Online Üyeler
  • Kalajengking
    Belirtmemiş
  • klamsor
    Belirtmemiş
  • Darthwader
    Belirtmemiş
  • Zalimm
    Belirtmemiş
  • akin37
    Belirtmemiş
  • Sen ihanet ettin
    Belirtmemiş
  • mandalina
    Belirtmemiş
  • Mehmetkaptan55
    Belirtmemiş
  • zeus
    Belirtmemiş
  • iremugras123
    Kütahya