Nedir.Org
  • 1
19446
2
Okunma
111
Cevap
1
Soru :

Kurtuluş savaşı ile ilgili hikaye edici bir metin

Kurtuluş savaşı ile ilgili hikaye edici bir metin örneği
Bölüm: Edebiyat
Durum: Çözüldü
Tarih: 1 ay önce
0 kişi takip ediyor

Verilmiş Cevaplar


16



2020-12-05 23:14:29 #
Cevap : Kurtuluş savaşı ile ilgili hikaye edici bir metin

Anzaklı Ömer’in Hikayesi

Amerika ‘ya gittiğim ilk yıllar.. New York’da Medical Center Hospital’da görev almıştım. Fakat vazifem kan almak, kan vermek, serum takmak, elektrokardiyografi çekmek gibi işler.. Hastaya o kadar önem veriyorlar ki yeni doktorlar hemen direkt olarak hasta muayenesine, tedavisine verilmiyordu. Diğer zamanlarda da laboratuarda çalışıyorum. Bir hastaya gittim. Yaşlıca bir adam, tahminen yetmiş beş yaşlarında..

– Kan vereceğim kolunuzu açar mısınız?” dedim.

Adamcağız kanserdi ve aynı zamanda kansızdı.. Kolunu açtım, baktım pazusunda bir Türk bayrağı dövmesi var. Çok ilgimi çekti, kendisine sormadan edemedim:

– Siz Türk müsünüz?

– Kaşlarını yukarıya kaldırarak “hayır” manasına bir işaret yaptı.

– Ama ben hala merak ediyorum. “Peki bu kolunuzdaki Türk bayrağı nedir?”

– Aldırma öylesine bir şey işte, dedi.

Ben yine ısrarla:

– Fakat benim için bu çok önemli, çünkü bu benim milletimin bayrağı, benim bayrağım…

Bu söz üzerine gözlerini açtı. Derin derin yüzüme baktı ve mırıltı halinde sordu:

– Siz Türk müsünüz?

– Evet Türk’üm….”

İhtiyar gözlerime tanıdık bir göz arıyor gibi baktı.. Anlatmaya başladı:

“Yıl 1915. Çanakkale diye bir yer var Türkiye’de.. Orada savaşmak üzere bütün Hristiyan devletlerden asker topluyorlardı. Ben, Avustralya Anzaklarındanım. İngilizler bizi toplayıp dediler ki:

– Barbar Türkler Hristiyan dünyasını yakıp yıkacaklar. Bütün dünya o barbarlara karşı cephe açmış durumda.. Birlik olup üzerine gideceğiz. Bu savaş çok önemlidir.

Biz de inandık sözlerine ve savaşmak isteyenler arasına katıldık. Beynimizi yıkayan İngilizler Türklere karşı topladığı askerlerin tamamını Çanakkale’ye sevk ediyormuş. Bizi gemilere doldurup Mısır’a getirdiler, orada birkaç ay talim gördük, sonra da bizi alıp Çanakkale’ye getirdiler.

Savaşın şiddetini ben ilk orada gördüm. Öyle ki denize düşen gülleler suları metrelerce yukarı fışkırtıyor, gökyüzünde havai fişekler gibi geceyi gündüze çeviriyordu. Her taarruzda bizden de Türklerden de yüzlerce insan hayatının baharında can veriyordu. Fakat biz hepimiz Türklerdeki gayret ve cesareti gördükçe şaşırıyorduk. Teknolojik yönden çok çok üstün olduğumuz gibi sayı bakımından da fazlaydık. Peki onlara bu cesaret ve kuvveti veren şey neydi? İlk başlarda zannediyordum ki İngilizlerin bize anlattığı gibi Türkler barbarlıktan böyle saldırıyorlar. Meğer bu barbarlıktan değil, kalplerindeki vatan sevgisinden kaynaklanıyormuş.

Biz karaya çıktık. Taarruz edeceğiz, bizi püskürtüyorlar. Tekrar taarruz ediyoruz, bizi gene püskürtüyorlar. Tekrar taarruz ediyoruz..

Derken böyle bir taarruzda başımdan yediğim bir dipçik darbesiyle kendimden geçmişim. Gözlerimi açtığımda kendimi yabancı insanların arasında buldum. Nasıl korktuğumu anlatamam. İngilizler bize Türkleri barbar, vahşi kimseler olarak tanıttı ya.. Ama dikkat ettim, bana hiç de öfkeli bakmıyorlar, yaralarımı sarmışlar. İyice kendime gelince bu defa çantalarında bulunan yiyeceklerden ikram ettiler bana. İyi biliyorum ki onların yiyecekleri çok çok azdı. Bu haldeyken bile kendileri yemeyip bana ikram ediyorlardı. Şok olmuştum doğrusu.

Dedim ki kendi kendime:

-‘Bu adamlar isteseler şu anda beni öldürürler, ama öldürmüyorlar. Veyahut isteseler önceden öldürebilirlerdi.. Halbuki beni cephenin gerisine götürdüler..’ Biz esirlere misafir gibi davranıyorlardı. Bu duygularla ‘Yazıklar olsun bana’ dedim. ‘Böyle asil insanlarla ben niye savaşıyorum, niye savaşmaya gelmişim? Bu İngiliz milleti ne yalancıymış, ne kadar Türk düşmanıymış’ diyerek pişman oldum. Ama bu pişmanlığım fayda etmiyor ki.. Bu iyiliğe karşı ne yapsam diye düşündüm durdum günlerce. Nihayet bizi serbest bıraktılar. Memleketime döndüm. İşte memlekette Türk milletini ömür boyu unutmamak için koluma bu Türk bayrağı dövmesini yaptırdım. Bu bayrağın esrarı bu işte..”

Benim gözlerim dolu dolu ihtiyara bakarken o devam etti: Talihin cilvesine bakın ki, o zaman ölmek üzere iken yaralarımı iyileştirerek, sıhhate kavuşmama çaba sarf eden Türkler idi. Şimdi de Amerika gibi bir yerde yıllar sonra yine iyileştirmeye çaba sarf eden bir Türk… Ne garip değil mi? Avustralya’dan Amerika’ya gelirken bir Türk’le karşılaşacağımı hiç tahmin etmezdim. Siz Türkler gerçekten çok merhametli insanlarsınız. Bizi hep kandırmışlar, buna bütün kalbimle inanıyorum. Peşinden nemli gözlerle:

– Bana adınızı söyler misiniz? dedi.

“Ömer” cevabını verdim.

Merakla tekrar sordu:

– Peki niçin Ömer ismini vermişler sana?”

– Babam Müslümanların ikinci halifesinin isminden ilham alarak bana Ömer adını vermiş.

– Senin adın Müslüman adı mı?

– Evet, Müslüman adı” deyince yüzüme baktı, doğrulmak istedi. Onun yatakta oturmasına yardım ettim. Gözleri dolu doluydu. Yüzüme bakarak dedi ki:

– Senin adın güzelmiş. Benim adım şimdiye kadar Josef Miller idi, şimdiden sonra “Anzaklı Ömer” olsun.

– “Olsun” dedim.

– “Peki doktor beni Müslüman eder misin? Müslüman olmak zor mu ?”

Şaşırdım, nasıl da birdenbire Müslüman olmaya karar vermişti. Meğer o bunu hep düşünüyormuş da kimseyle konuşup soramadığı için gerçekleştirememiş..

– “Tabii” dedim.. “Müslüman olmak çok kolay.” Sonra kendisine imanın ve İslam’ın şartlarını anlattım, kabul etti. Hem kelime-i şahadet getiriyor, hem de ağlıyordu. Mırıldandı:

– Siz Müslümanlar tespih çekersiniz, bana da bir tespih bulsan da ben de yattığım yerden tespih çekerek Allah’ımı ansam olur mu?

Bu sözden de anladım ki dedelerimiz savaş esnasında Hakk’ı zikretmeyi ihmal etmiyormuş. Hemen bir tespih bulup kendisine getirdim. Hasta yatağında tespih çekiyor, biz de tedavisiyle ilgileniyorduk. Bir gün yanına gittiğimde samimi bir şekilde rica etti.

– Beni yalnız bırakma olur mu?”

– Ne gibi Ömer amca?

– Ara sıra gel de bana İslamiyet’i anlat. Sen çok güzel şeylerden bahsediyorsun. O sözleri duydukça kalbim ferahlıyor.” O günden sonra her gün yanına gittim, bildiğim kadarıyla dinimizi anlattım. Fakat günden güne eriyip tükeniyordu. Kaç gün geçti tam hatırlamıyorum, hastanenin genel hoparlöründen bir anons duydum;

“Doktor Ömer, lütfen 217 numaralı odaya gidin!

Hemen yukarı çıktım. Ömer amcanın odasına vardığımda gördüğüm manzara aynen şöyleydi: Sağ elinde tespih, açık duran sol kolunun pazusunda dövme Türk bayrağı, göğsünde imanı ile koskoca Anzaklı Ömer son anlarını yaşıyordu. Hemen başucuna oturdum, kendisine Kelime-i Şehadet söylettirdim, o şekilde kucağımda ruhunu teslim etti.

Bir Çanakkale gazisi görmüştüm. Yıllar sonra da olsa Müslüman Türk Milletine olan sevgisi sayesinde kendisine iman nasip olmuştu. Ne yalan söyleyeyim, ağladım. “

Madem ki; düşünceyi zindana koymayan, hakikat sevgisini zincire vurmayan bir millet, o cesur ve adil Türkler var, üzerinde hakikatin, adaletin ve hürriyetin hüküm sürdüğü bir güneş ülke neden vücut bulmasın.”

0 kişi beğendi


Cevap Yaz


×
Seç Değiştir



×
Seç Değiştir

×
Örnek 1 : https://www.youtube.com/watch?v=0zuBFyfQ3Qc
Örnek 2 : https://vimeo.com/8802569

01 | Metin Türleri Nelerdir?

ROMAN
İnsanların yaşadıkları ya da yaşayabilecekleri olayları, yere, zamana ve şahsa bağlayarak anlatan eserlere roman denir.*Romanda olaylar geniş ve ayrıntılı olarak anlatılır.*Ana olay etrafında olaycıklar vardır.*Şahıs kadrosu geniştir.Karakter çözümlemeleri yapılır.*Zaman olarak geri dönüşler olur.Romanlar çeşitli türlere ayrılır;– Tarihi Roman: Konusunu tarihten alır.– Töre Romanı: Toplumun yaşayış tarzını, geleneklerini, adetlerini işleyen romandır.– Psikolojik Roman: Ruh çözümlemelerinin yapıldığı romanlardır.– Egzotik.. - Yazıya Git..

02 | Kurtuluş Savaşı

Kurtuluş Savaşı, 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşı kazanan devletlerce işgali sonucunda Misak-ı Milli sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için girişilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadelenin adıdır. 1919-1922 yılları arasında gerçekleşmiş ve 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile resmen sona ermiştir. İstiklal Harbi veya Milli Mücadele olarak da bilinir. Not: Kurtuluş Savaşımızın başlangıç tarihi Mustafa kemal Atatürk' ün Samsun' a çıktığı tarih olan 19 Mayıs 1919 olarak kabul.. - Yazıya Git..

03 | Hikayenin Unsurları

OlayHikâyede üzerinde söz söylenen yaşantı ya da durumdur.KişilerOlayın oluşmasında etkili olan ya da olayı yaşayan insanlardır.YerOlayın yaşandığı çevre veya mekândır.ZamanOlayın yaşandığı dönem, an mevsim ya da gündür.Dil ve AnlatımHikâyenin dili açık, akıcı ve günlük konuşma dilinden farklı olarak, etkili sözcük, deyim, atasözü ve tamlamalarla zenginleştirilmiş güzel bir dil olmalıdır.Anlatım ise üç şekilde olur:Ø Hikâye kahramanlarından birinin ağzından yapılan anlatım “birinci kişili anlatım” ;Ø Yazarın ağzından.. - Yazıya Git..

04 | Hikaye Çeşitleri

Hikâye, hayatın bütünü içinde fakat bir bölümü üzerine kurulmuş derinliği olan bir büyüteçtir. Bu büyüteç altında kimi zaman olay bir plan içinde , kişi, zaman, çevre bağlantısı içinde hikaye boyunca irdelenir. Kimi zaman da büyütecin altında incelenen olay değil, hayatın küçük bir kesiti, insan gerçeğinin kendisidir Bu da öykünün çeşitlerini oluşturur. Buna göre .
1) OLAY (KLASİK VAKA) HİKAYESİ
Bir olayı ele alarak, serim, düğüm, çözüm plânıyla anlatıp bir sonuca bağlayan öykülerdir. Kahramanlar ve çevrenin tasvirine.. - Yazıya Git..

05 | Hikayenin Özellikleri

1. Hikaye yaşanmış ya da yaşanması muhtemel olayları anlatır.2. Romanlara göre olaylar çok daha kısa anlatılır.3. Hikayelerin olay ve durum olmak üzere iki ayrı türü vardır.4. İlk hikaye örneği Boccaccio’nun  Decameron adlı eseridir.5. Türk edebiyatındaki ilk hikaye kitabı ise Ahmet Mithat Efendi’nin Letaif-i Rivayat’idir.6. Hikayeler dört yapı unsurundan oluşmaktadır: olay, kişi, zaman ve mekan.7. Romana göre kişi sayısı daha azdır.8. Hikayede plan şu şekildedir: serim, düğüm ve çözüm. - Yazıya Git..

06 | Hikayede isim tamlamalarının bulunmuş ve gösterilmiş hali

Hikayede geçen isim tamlamalarını bulmanın kolay yolu ipucu. Bir hikayede geçen isim tamlamalarını gösteriniz. - Soruya Git..

07 | Hikaye türünün özellikleri

Hikaye türünün özellikleri nelerdir? - Soruya Git..

08 | Kurtuluş savaşını sona erdiren muharebe nedir

Kurtuluş savaşını sona erdiren savaş nedir - Soruya Git..

09 | Metin türleri nelerdir

Metin türleri hakkında bilgi. Türkçeden lütfen 10 tane metin türünü yazıp verin - Soruya Git..

10 | Kurtuluş Savaşının amacı, gerekçesi ve yöntemi nerede belirtilmiş...

Kurtuluş Savaşının amacı, gerekçesi ve yöntemi nerede belirtilmiştir? - Soruya Git..












Geri
Geçmiş
Soru Sor
Arama
Menü
Kapat
Hareket Dökümü
Online Üyeler
  • Sercan Çığır
    Sercan Çığır
    Belirtmemiş
  • mountaingoat
    mountaingoat
    Belirtmemiş
  • Cemmm
    Cemmm
    Belirtmemiş
  • gulayimrag
    gulayimrag
    Belirtmemiş
  • beste
    beste
    Belirtmemiş
  • hera
    hera
    Belirtmemiş
  • ae grsy
    ae grsy
    Belirtmemiş
  • Psycho Many
    Psycho Many
    Belirtmemiş
  • Mahmut ay
    Mahmut ay
    Belirtmemiş
  • Hüseyin Kula
    Hüseyin Kula
    Belirtmemiş
  • Cüneyt Eyüpreisoğlu
    Cüneyt Eyüpreisoğlu
    Belirtmemiş
  • SiyahBeyazDüşler
    SiyahBeyazDüşler
    Belirtmemiş
  • Tugba Nalbant
    Tugba Nalbant
    Belirtmemiş
  • Ceylan Aslanov
    Ceylan Aslanov
    Belirtmemiş
  • esoes
    esoes
    Belirtmemiş
  • miraç Sancar
    miraç Sancar
    Belirtmemiş
  • zekeriya500
    zekeriya500
    Belirtmemiş
  • nour elwan
    nour elwan
    Belirtmemiş
  • emrah07
    emrah07
    Belirtmemiş
  • Veysel UĞRAŞ
    Veysel UĞRAŞ
    Belirtmemiş
  • Berke59
    Berke59
    Belirtmemiş
  • Deniz mavi
    Deniz mavi
    Belirtmemiş
  • zeus
    zeus
    Belirtmemiş
  • Fatih Çam
    Fatih Çam
    Belirtmemiş
  • muzur06
    muzur06
    Belirtmemiş
  • Büşra Dere
    Büşra Dere
    Belirtmemiş
  • İrem
    iremugras123
    Kütahya
Sitemizi kullanarak, Çerez Politikamızı , Gizlilik Politikamızı ve Hizmet Şartlarımızı okuduğunuzu ve anladığınızı kabul edersiniz.. Detay. ×