Nedir.Org
  • 1
343
16
Okunma
22
Cevap
2
Soru :

Yeniçeri ocağının dayandığı sistem

yeniçeri ocağının dayandığı sistemin adı nedir?
Bölüm: Osmanlı İmp
Durum: Çözüldü
Tarih: 6 gün önce
0 kişi takip ediyor

Cevap Yaz


×
Seç Değiştir



×
Seç Değiştir

×
Örnek 1 : https://www.youtube.com/watch?v=0zuBFyfQ3Qc
Örnek 2 : https://vimeo.com/8802569

Verilmiş Cevaplar


15



2020-06-30 11:26:30 #
Cevap : Yeniçeri ocağına asker sağlayan sistemin adı PENÇİK SİSTEMİ'dir. Kanunun ism ise pençik kanunudur.
0 kişi beğendi
2



2020-06-30 11:26:30 #
Cevap :
Sözlükte PENÇİK SİSTEMİ Nedir:

Pençik Nedir ? (Özet)


Asker yetiştirilmek için, savaş tutsaklarından beşte bir oranında ayrılan acemioğlan adaylarına verilen ad. Sözlük manasıyla beşte bir demek olan "pençik" harplerde ele geçirilen esirlerden, askerlikte kullanılmak üzere beşte birinin alınması demektir.

Pençik Nedir ? (Detay)

Sözlük manasıyla beşte bir demek olan "Pençik" harplerde ele geçirilen esirlerden, askerlikte kullanılmak üzere beşte birinin alınması demektir. İslâm hukukunun ganimetlerle ilgili vaz' etmiş olduğu prensiplerinden doğmuş olan "Pençik", Osmanlı Devleti'nin ilk kuruluş yıllarında uygulanmıyordu. Harpler sonunda ele geçen diğer ganimetler gibi esirler de gazilere taksim ediliyordu. Gaziler, hisselerine düşen esirleri, İslâm hukuku gereğince istedikleri şekilde istihdam edebiliyor, istihdam yeri olmayan da onları satabiliyordu.

Osmanlılarda Acemi Oğlanı iki şekilde alınırdı. Bunlardan biri savaşlarda elde edilen erkek esirlerin beşte birinden (Pençik), diğeri de Osmanlı vatandaşı olan Hristiyan çocuklardandı. Savaşlarda elde edilen esirlerin asker olarak alınmasıyla ilgili "Pençik Kanunu" tertib edilmişti. Buna göre alınan esir oğlanlara "Pençik Oğlanı" adı verilmişti. Elde edilen bu esirler, "Pençikçi" denilen memur tarafindan tesbit edilir, bunlardan on ila on yedi yaşları arasında olan erkek esirlerden vücutça kusursuz ve sağlam olanlar devletçe üçyüz akçe karşılığı, satın alınırdı. Böylece Acemi ocağina ilk efrad, Pençik kanunu ile toplanmıştır. Bu sistemin gelişmesinde büyük ölçüde rolü bulunan Kara Rüstem de Gelibolu'da Pençik vergisini (Resm-i Pençik) toplamakla görevlendirilmişti.


Pençik Kanunu

I. Murat döneminde Karamanlı Rüstemin teklifiyle çıkarılmış olan Pençik kanununa göre; savaş esirlerinin beşte biri devlet hesabına ve asker ihtiyacını karşılamak üzere alınıyordu. Ankara Savaşı’na kadar Pençik oğlanları Yeniçeri ocağının asker ihtiyacını karşılamıştır.

Pençik kanununa göre alınan esirler, Yeniçeri ocağına asker yetiştirmek için Gelibolu'da kurulmuş bulunan Acemi ocağına gönderiliyor ve yevmiye bir akça ücretle Gelibolu ile Çardak arasında işleyen at gemilerinde hizmet görüyorlardı. Bir müddet sonra bunlar, Yeniçeri ocağına alınıyorlardı. Fakat bu esirler, firsat buldukça kaçıp memleketlerine gittikleri için bu sistem değiştirildi. Savaşlarda esir edilen küçük yaştaki Hristiyan çocukları, evvela Anadolu'daki Türk köylülerinin yanına verilerek (Türk'e vermek) az bir ücretle hizmet ettirilmeye başlandı.

Osmanlı Döneminde Pencik ve Devşirme Kanunları

Osmanlı askerî tarihinde, önemli yeri bulunan ve Kapıkulu piyadesinin mühim bir bölümünü teşkil eden yeniçerilere menşe' olan "Acemi ocağı", Sultan Birinci Murad zamanında Kadıasker Çandarlı Kara Halil ile Karaman'lı Kara Rüstem'in tavsiyeleri sonucu ortaya çıkmıştı. Hoca Saadeddin Efendi'nin bildirdiğine göre bu uygulama, Sultan Birinci Murad'ın devr-i saltanatında 763 (1361-62) tarihindeki Zağra'nin fethi ile başlamıştır. Devlet adına ve "Pencik" kanununa göre alınan esirler", Yeniçeri ocağına asker yetiştirmek için Gelibolu'da kurulmus bulunan Acemi ocağına gönderiliyor ve günlük bir akça ücretle Gelibolu ile Çardak arasında işleyen at gemilerinde hizmet görüyorlardi. Bir müddet sonra bunlar, Yeniçeri ocağina alınıyorlardı. Fakat bu esirler, firsat buldukça kaçıp memleketlerine gittikleri için bu sistem değiştirildi. Savaşlarda esir edilen küçük yaştaki Hıristiyan çocukları, evvela Anadolu'daki Türk köylülerinin yanına verilerek (Türk'e vermek) az bir ücretle hizmet ettirilmeye başlandı.

Gerçi bu ocağın, Rumeli fatihi Süleyman Paşa zamanında, bizzat kendisi tarafından savaşta esir alınan Hıristiyan çocukları ile başladığı belirtilmekte ise de ocağın gerçek manada kurumlaşması, yukarıda belirtilen şekilde olmuştur.

Sözlük manasiyle beşte bir demek olan "pencik" harplerde ele geçirilen esirlerden, askerlikte kullanılmak üzere beşte birinin alınması demektir.

Islâm hukukunun ganimetlerle ilgili koymuş olduğu prensiplerinden doğmuş olan "pencik", Osmanlı Devleti'nin ilk kuruluş yıllarında uygulanmıyordu. Harpler sonunda ele geçen diğer ganimetler gibi esirler de gazilere taksim ediliyordu. Gaziler, hisselerine düşen esirleri, Islâm hukuku gereğince istedikleri şekilde çalıştırabiliyor, istihdam yeri olmayan da onları satabiliyordu.

Osmanlılarda Acemi oğlanı iki şekilde alınırdı. Bunlardan biri savaşlarda elde edilen erkek esirlerin beşte birinden (pencik), diğeri de Osmanlı vatandaşı olan Hıristiyan çocuklardandı. Savaşlarda elde edilen esirlerin asker olarak alınmasıyle ilgili "Pencik Kanunu" tertib edilmisti. Buna göre alınan esir oğlanlara "Pencik Oğlanı" adı verilmisti. Elde edilen bu esirler, "Pencikçi" denilen memur tarafindan tesbit edilir, bunlardan on ila on yedi yaşları arasında olan erkek esirlerden vücutça kusursuz ve sağlam olanlar devletçe üçyüz akça karşılığı satın alınırdı. Böylece Acemi ocağına ilk bireyler, Pencik kanunu ile toplanmıştır. Bu sistemin gelişmesinde büyük ölçüde rolü bulunan Kara Rüstem de Gelibolu'da Pencik vergisini (Resm-i Pencik) toplamakla görevlendirilmişti.

Pencik oğlanlarının, Anadolu'daki Türk çiftçilerinin yanına verilmesi, aradaki deniz sebebiyle kaçmalarına engel olmak içindi. Bununla beraber, zaman zaman bazı esir çocukların Avrupa'ya kaçtığı görülüyordu. Esirlerin, Türk çiftçilerinin yanına verilmesi ile ilgili kanun hakkında kaynaklarda farklı tarih ve zamanlar verilmektedir. Bu cümleden olarak Sırpsındığı savaşı, Edirne'nin fethi ve Bilecik tarafına yapılan ilk akınlarda olduğuna dair rivayetler bulunmaktadır.

Az bir ücretle Türk çiftçisinin yanına verilen Acemi oğlanlarına çok az bir ücretin verilmesi, onların "ben padişah kuluyum" deyip çiftlik sahibine kafa tutmaması içindi.

Acemi oğlanlar, ziraat işlerinde çalıştırıldıkları gibi kısa zamanda Türkçe ile birlikte Islâm-Türk örf ve âdetlerini de öğreniyorlardi. Böylece yeni hayata intibak ettikten sonra bir akça gündelikle "Acemi Ocağı"na kayıt ettiriliyorlardı. Burada bir müddet hizmet gördükten sonra günlük iki akça karşılığı "Yeniçeri Ocağı"na gönderiliyorlardi. Yıldırım Bâyezid döneminin sonlarına kadar belirtilen şekilde devam eden bu usûl, Ankara Savaşı'ndan (1402) sonra fetihlerin durması ve iç karışıklıkların baş göstermesi yüzünden büyük ölçüde tatbik edilemez olmustu. Kapıkulu ocaklarındaki kadro eksikliğini gidermek için baska bir çareye bas vurmak gerekiyordu. Bu sebeple Rumeli'ndeki Hıristiyan tebeadan muayyen bir kanunla ve "Devşirme" ismiyle uygun sayıda Hıristiyan çocuğu alınmasına karar verildi.

Daha önce de temas edildiği gibi Ankara Savaşı'ndan sonra Osmanlı fetihleri durmuş, bazı yerler Bizans ve Sırplara terk edilmişlerdi. Gerek Çelebi Mehmed zamanında, gerekse oğlu Sultan Ikinci Murad'ın ilk devirlerinde Rumeli'de fütuhat yapılamadığı için esirlerden istifade edilememişti. Bunun üzerine Osmanlılardan önceki Türk ve Islâm devletlerinde uygulanmamış olan yeni bir usûl ile devletin, Hıristiyan tebeası olan ve yaşları uygun çocuklarından sadece bir tanesinin Osmanlı ordusuna alınması kararlaştırıldı. Böylece Hıristiyan vatandaşların çocuklarından asker devşirmek için bir "Devşirme Kanunu" yürürlüğe konuldu. Bu yeni kanunla, baştan başa gayr-i müslim olan Rumeli halkı, tedrici surette müslümanlaştırılacaktı. Müslümanlaştırılan bu insanlarla da Osmanlı ordusu kuvvetlenecekti. Böylece devlet, bu sayede Müslüman nüfusunu koruma gibi bir hedefe de ulaşmış oluyordu. Gerek Müslüman nüfusu çoğaltma, gerekse harplerde kendisinden istifade etme bakımından iki yönden faydalı olan bu Devşirme kanunu , Pencik kanunu ile asker almanın yerine geçmisti. Zaten Pencik kanunu da eski önemini kaybetmeye baslamıştı.

Devşirme kanunu gereği ihtiyaca göre üçbeş senede ve bazan daha da uzun bir sürede Hıristiyanlardan sekiz ila on sekiz ve bazan yirmi yaş arasındaki sıhhatli ve kuvvetli çocuklardan Acemi Oğlanı alınmaya basladı. Bununla beraber 14-18 yaş arasındakiler tercih ediliyordu. Önceleri Rumeli'de Arnavutluk, Yunanistan, Adalar ve Bulgaristan'dan, daha sonra ise Sırbistan, Bosna-Hersek ve Macaristan'dan çocuk toplandı. Muhtelif hizmetlerde bulunan Acemilerin, Yeniçeri Ocagina kayit ve kabullerine "Çikma" veya "Kapiya Çikma (bedergâh) denirdi.

Devşirme usûlü, kendi dönem ve zamanına göre iyi bir sonuç vermisti. Bu sonuç hem Osmanlılar, hem de çocuğu devşirilen aileler için faydalı olmuştu. Osmanlılar açısından faydalı olmuştu, zira o dönemin bitip tükenmek bilmeyen harpleri, devamlı surette insanları yutan birer makine haline gelmişlerdi. Işte savaşların zararlarını en aza indirebilmek ve kendi Müslüman Türk nüfusunu koruyabilmek için devlet, gayri müslim vatandaşlarşndan istifadeyi düşünmüştü. Böylece hem Islâm Türk mefkûresinin daha genis sahalarda yayılmasını sağlamak, hem de kendi asil nüfusuna dokunmamak suretiyle azınlığa düşmeyecekti. Devşirme sistemi, çocuğu devşirilenler bakımından da faydalı bir şeydi, çünkü onlar da çocuklarının içinde bulundukları mali sıkıntıdan kurtulacağını biliyorlardı. Muhtemelen çocukları devlet kademelerinde vazife alır ve yüksek bir mevkiye gelebilirdi. Bunun da kendileri için faydalı olacağı bir gerçekti. Bu sebepledir ki kaynaklar, pek çok Hıristiyan ailenin, çocuğunu devşirmeye verebilmek için adeta birbirleri ile yarıştıklarını kayd ederler. Hatta sadece Hıristiyan çocuklarının devşirilmesi kanun iken feth edildikten sonra halkı Müslüman olan Bosna'dan da devşirilmek suretiyle acemi oğlanı alınırdı. Zira bunu bizzat kendileri arzuluyordu.

Bilindiği üzere her saha ve konuda oldugu gibi devşirme sisteminde de arzu edilmeyen bazı suistimallerin olduğu söylenebilir. Buna karsılık devlet, gönderdiği memurlarının kanunsuz hareketlerini önlemeye gayret ediyordu. 9. Cemaziyelahir 973 (10 Ocak 1566) tarihinde Semendire Beyi ile Ivraca Kadısına yazılan bir hükümde Acemi oğlanı devşirmeye giden bir memurun hâne (ev) başına onar akça nal parası vesair kanunsuz paralar alıp 5-10 yaşındakı çocukları önce alıp sonra bin ve daha ziyade akçaya tekrar babalarına sattığı bildirilmekle Yayabaşılarından Ferhad gönderilip hakkıyla teftiş olunması ve memurun eşyası arasında bulunan para, kumaş vesair mühürlenip defterle merkeze gönderilmesi emr edilmistir. Böylece devlet, bu ve benzeri haksızlıkların önüne geçmeyi, adaletsizligi ortadan kaldırmayı istiyordu.
0 kişi beğendi

01 | Sistematik

Sistematik yani sistemli düzenli olarak yapılan sınıflandırmadır tertibe düzene sokma anlamına gelir. Sistematik kelimesi esas olarak Yunanca “systema” ve “ikos” (dair, ilişkin, -ik son eki) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. "Systema", Latince kökenli "syn" (beraber) + "histanai" (koymak) kelimelerinden türetilmiş olduğundan, sistematik kelimesi aslında 3 kelimeden oluşturulmuştur. Dolayısıyla sistematik denilince objeleri (bitki, hayvan, vs.) bir tertibe yani düzene sokma manası ortaya çıkar. Zoolojideki sınıflandırmada kullanılan diğer bir.. - Yazıya Git..

02 | Sistematik Duyarsızlaştırma

Psikoloji Alanında Sistematik Duyarsızlaştırma
Organizmanın korku duyduğu, istemediği uyarıcı zaman içinde, yavaş yavaş, aşama aşama organizmaya yaklaştırılır. Böylece korkunun (istenmeyen davranışın) ortadan kaldırılması amaçlanır. Köpeklerden çok korkan çocuğa, önce ufak-şirin köpek resimleri gösterilir. Ardından çocuğun yakınına ufak-şirin bir köpek getirilir. Ardından normal bir köpek yavaş yavaş çocuğa yaklaştırılır. Topluluk önünde konuşmaktan korkan bir öğrenciye, önce 3- 5 kişi önünde konuşma yaptırılır. Sonra.. - Yazıya Git..

03 | Sistemleştirilmiş Sorular

Sistemleştirilmiş Sorular: Sistemli sorular, kesin ve somut cevaplara yönelik olarak kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde formüle edilebilir. Bu ikisinin önemli özelliği soruların önceden kesin olarak hazırlanmasıdır. Kapalı uçlu sorulara örnek; Evet-hayır, doğru-yanlış.
- Yazıya Git..

04 | Sistemleştirilmemiş Sorular

Sistemleştirilmemiş Sorular: Bu tip sorular tarama niteliğindeki araştırmalarda kullanılmaz. Konuşmayı yönlendiren kişilere ihtiyaç vardır. Fonksiyonlarına göre 3 grupta toplanırlar:

- Dolaylı Sorular
- Tekrarlanan Sorular
- Dolaysız Sorular

Dolaylı sorular; sohbet tarzı sorulardır. Tekrarlanan sorular derinlemesine bir mülakattır. Neden, nasıl sorularıyla cevaplar açıklanır. Dolaysız sorular daha daraltılmış bir alanda fikirleri öğrenmek için kullanılır. - Yazıya Git..

05 | Sistemik

Sayısal ve ekonomik konulara belli sistemler çerçevesinde bakan - Yazıya Git..

06 | Sistem bulmaca

Bulmacada Sistem sorusunun cevabı nedir? - Soruya Git..

07 | Sistemli bulmaca

Bulmacada Sistemli sorusunun cevabı nedir? - Soruya Git..












Arama
Menü
Kapat
Hareket Dökümü
Online Üyeler
  • Martur123
    Martur123
    Belirtmemiş
  • PeaceLord12
    PeaceLord12
    Belirtmemiş
  • Berke59
    Berke59
    Belirtmemiş
  • Paksoy
    Paksoy
    Belirtmemiş
  • Aydın U
    Aydın U
    Belirtmemiş
  • iclalim
    iclalim
    Belirtmemiş
  • Berzan
    Berzan
    Belirtmemiş
  • barlikzeynep
    barlikzeynep
    Belirtmemiş
  • hayatınanlmı7
    hayatınanlmı7
    Belirtmemiş
  • TC Ahmet Akçadırcı
    TC Ahmet Akçadırcı
    Belirtmemiş
  • Sokakların çocuğu
    Sokakların çocuğu
    Belirtmemiş
  • A D
    A D
    Belirtmemiş
  • tatlıyım
    tatlıyım
    Belirtmemiş
  • zeamays
    zeamays
    Belirtmemiş
  • star10000
    star10000
    Belirtmemiş
  • keskin
    keskin
    Belirtmemiş
  • gunersena06
    gunersena06
    Belirtmemiş
  • Melisnaz
    Melisnaz
    Belirtmemiş
  • Çayan Turan
    Çayan Turan
    Belirtmemiş
  • Elif Aslan
    Elif Aslan
    Belirtmemiş
  • Mavikuş ASLI
    Mavikuş ASLI
    Belirtmemiş
  • MEDICINE
    MEDICINE
    Belirtmemiş
  • alparslanpeker
    alparslanpeker
    Belirtmemiş
  • Sevimlişey
    Sevimlişey
    Belirtmemiş
  • Vurgun4
    Vurgun4
    Belirtmemiş
  • Dinconur
    Dinconur
    Belirtmemiş
  • Ayşe00naz03
    Ayşe00naz03
    Belirtmemiş
  • Ay benim
    Ay benim
    Belirtmemiş
  • Aslhn
    Aslhn
    Belirtmemiş
  • Rüyalar
    Rüyalar
    Belirtmemiş
  • Sertaç Salih Kaya
    Sertaç Salih Kaya
    Belirtmemiş
  • Aşk masalı
    Aşk masalı
    Belirtmemiş
  • Kartalaltan
    Kartalaltan
    Belirtmemiş
  • Vurgun3
    Vurgun3
    Belirtmemiş
  • Mehmetkaptan55
    Mehmetkaptan55
    Belirtmemiş
  • melek9878
    melek9878
    Belirtmemiş
  • Duygux34
    Duygux34
    Belirtmemiş
  • Isyankar65
    Isyankar65
    Belirtmemiş
  • Jemka
    Jemka
    Belirtmemiş
  • Hsynnn
    Hsynnn
    Belirtmemiş
  • İrem
    iremugras123
    Kütahya