• 1
0
Okunma
300
Cevap
1
Soru :

Yerleşmeyi Etkileyen Doğal Faktörler

Yerleşmeyi Etkileyen Doğal Faktörler Nelerdir?
Bölüm: Coğrafya
Durum: Çözüldü
Tarih: 3 ay önce
0 kişi takip ediyor

Cevap Yaz


×
Seç Değiştir



×
Seç Değiştir

×
Örnek 1 : https://www.youtube.com/watch?v=0zuBFyfQ3Qc
Örnek 2 : https://vimeo.com/8802569

Verilmiş Cevaplar


15



2020-05-24 01:01:37 #
Cevap :
Ülkemizde Yerleşmeyi Etkileyen Faktörler
  1. Yer Şekilleri. Yükselti, eğim, bakı ve dağların uzanış biçimi, yerleşmelerin dağılışı üzerinde etkili olan yer şekilleri özellikleridir. 
  2. İklim.
  3. Toprak Özellikleri. 
  4. Su Kaynakları 
  5. İç ve Dış Göçler.
  6. Ekonomik Faaliyetler. 
  7. Sanayi. 
  8. Tarım.
  9. Madencilik
  10. Turizm 
  11. Ulaşım 
olarak sıralayabiliriz.

Türkiye’de yerleşmeler bölgeler ve yöreler arasında düzensiz dağılmıştır. Bazı yörelerde yerleşmeler yaygın iken, bazı yörelerde yerleşmeler çok seyrek, hatta hiç yerleşme yoktur. Türkiye’de yerleşmelerin dağılışında etkili olan faktörler, doğal (fiziki) faktörler ve beşeri faktörler olmak üzere ikiye ayrılabilir.

Doğal Faktörler

Yer Şekilleri

Yükselti, eğim, bakı ve dağların uzanış biçimi, yerleşmelerin dağılışı üzerinde etkili olan yer şekilleri özellikleridir. Türkiye’de yerleşmelerin büyük bölümü, yer şekillerinin sade olduğu kıyı ve iç kesimlerdeki verimli ovalarda toplanmıştır. Bu kesimlerde kurulan yerleşme birimleri, geçim kaynaklarının zenginliği oranında büyümeye elverişlidir.

Dağlık ve engebeli alanlarda tarım alanlarının sınırlı olması, ulaşım koşullarının elverişsiz olması gibi nedenlerden dolayı yerleşmeler azdır. Bu kesimlerdeki yerleşim birimleri sınırlı oranda büyüyebilir. Örneğin, ülkemizde Yıldız Dağları, Menteşe Yöresi, Teke ve Taşeli platoları iklim koşulları elverişli olmasına rağmen, yer şekillerinin engebeli olmasından dolayı yerleşmelerin seyrek olduğu yerlerdir.

Bilgi: Yer şekilleri, yerleşmelerin dağılışının yanı sıra yerleşmelerin dokuları üzerinde de etkilidir. Yer şekillerinin sade olduğu bölgelerde toplu dokulu yerleşmeler görülürken, yer şekillerinin engebeli olduğu bölgelerde dağınık dokulu yerleşmeler görülür.

Yüksek dağlık bölgelerde ortalama sıcaklığın düşük olması ve kış mevsiminin uzun sürmesi, bu bölgelerde başta tarım olmak üzere birçok ekonomik sektörü olumsuz etkilediğinden, yerleşmelerin kurulmasını sınırlandırmıştır. Örneğin, Erzurum ve Kars çevresi, ortalama yükseltinin fazla olması buradaki iklim koşullarını olumsuz etkilediğinden yerleşmelerin az olduğu yerlerden biridir.

Dağların uzanış doğrultusu iklim özelliklerini etkilediğinden yerleşmeler üzerinde etkilidir. Örneğin, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarında dağların denize paralel uzanması kıyı bölgelerde ılıman iklimin, iç bölgelerde karasal iklimin görülmesine neden olmuştur.

Kıyı ve iç kesimler arasındaki iklim farklılığı, Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında dağların denize bakan yamaçlarında yerleşmelerin yaygın olmasına, dağların iç kesimlere bakan yamaçlarında yerleşmelerin az olmasına neden olmuştur.

Ege kıyılarında dağların denize dik olarak uzanması, kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı kolaylaştırmış, denizel etkilerin iç kesimlere kadar girebilmesine olanak sağlamıştır. Bu nedenle Ege kıyılarındaki yerleşmeler, 100 – 150 km içerilere kadar çöküntü ovalarında yoğunlaşmıştır.

Ülkemizde dağların bakı etkisinde kalan güney yamaçları, sıcaklık koşulları bakımından diğer yamaçlara göre daha elverişlidir. Bu nedenle özellikle kırsal kesimlerdeki yerleşmelerin çoğu, dağların güney yamaçlarına kurulmuştur.

İklim

İklim koşulları insanların beslenme, giyinme ve barınma gibi yaşamsal özelliklerini doğrudan etkiler. Bu yönüyle iklim, ülkemizde yerleşmelerin dağılışını etkileyen önemli faktörlerden biridir. Aynı zamanda insanların ekonomik etkinlikleri (tarım, hayvancılık, ulaşım, sanayi, turizm) de genellikle iklimin etkisi altındadır. Bu yüzden ülkemizde insan yaşamına ve ekonomik faaliyetlerine elverişli iklim koşullarının görüldüğü kıyı bölgelerimizde yerleşmeler yoğundur. Buna karşılık, elverişsiz iklimin yaşandığı iç bölgelerimizde yerleşmeler seyrek ve azdır.

Kışların sert ve soğuk geçtiği Doğu Anadolu’daki yerleşmeler seyrek ve küçüktür. Bu bölgemizdeki yerleşmeler, çevresine göre iklimi daha ılıman olan çöküntü ovalarında toplanmıştır. Yer şekillerinin sade olmasına karşılık, İç Anadolu’daki kurak iklim koşulları, yerleşmelerin kurulmasını ve gelişme-
sini olumsuz etkilemiştir.

İç Anadolu’da özellikle Tuz Gölü çevresi ve Konya Havzası, kurak iklim koşullarından dolayı yerleşmelerin çok az olduğu yerler arasındadır.

Toprak Özellikleri

Ülkemizde elverişli iklim koşullarına sahip, verimli toprakların bulunduğu yöreler yerleşmeye elverişlidir. Kıyı kesimlerindeki verimli düzlükler ile akarsuların denize döküldüğü yerde oluşturdukları delta ovaları yerleşmelerin yaygın olduğu yerlerdir.

Çukurova, Gediz, Küçükmenderes, Büyükmenderes, Çarşamba ve Bafra ovaları, toprak özelliklerine bağlı olarak yerleşmelerin yoğun olduğu yerlerdir. Ayrıca verimli topraklara sahip olan iç bölgelerdeki Bolu, Adapazarı, Malatya, Elazığ, Isparta ve Kayseri ovaları da yerleşme açısından tercih edilen ovalara örnek verilebilir.

Tarıma elverişsiz toprakların bulunduğu yerler ise yerleşmelerin seyrek olduğu yerlerdir. Karstik arazilerin geniş yer kapladığı Taşeli ve Teke platoları ile çorak toprakların geniş yer kapladığı Tuz Gölü çevresi, bu özellikteki yerlerin en tipik örnekleridir.

Su Kaynakları

İçme ve kullanma suyunun temini, tarım ve sanayide suya ihtiyaç duyulması nedeniyle, Türkiye’de birçok yerleşim merkezi su kaynaklarının çevresinde toplanmıştır. Özellikle kurak iklim bölgelerinde akarsu boyları, yer altı su kaynaklarının çevreleri ve göl kenarları yerleşmelerin yoğunlaştığı alanlardır.

Beşeri Faktörler

19. yüzyılda başlayan Sanayi İnkılabı’na kadar yerleşmelerin dağılımında doğal faktörler daha fazla etkili olmuştur. Sanayileşmeyle birlikte yerleşmelerin kuruluşunda ve dağılışında beşeri faktörler de etkili olmaya başlamıştır. Yerleşmelerin dağılışını etkileyen başlıca beşeri faktörler şunlardır:

İç ve Dış Göçler

Türkiye’de, bölgeler arasında gelişmişlik farkının fazla olması iç göçlere neden olmuştur. İç göçler genelikle, iş olanaklarının sınırlı olduğu kırsal kesimden iş olanaklarının fazla olduğu kentlere doğru olmaktadır. İç göçler 1950’li yıllarda artış göstermiştir.

Göç almaları nedeniyle kent yerleşmeleri hem alansal bakımdan, hem de nüfus bakımından hızla büyümüştür. Günümüzdeki iç göç hareketleri ise daha çok küçük kentlerden büyük kentlere doğru olmaktadır.

Ekonomik Faaliyetler

Türkiye’de yerleşmeler çoğunlukla sanayi, ticaret, turizm, madencilik, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yaygın olduğu yörelerimizde toplanmıştır.

Sanayi

Sanayi tesislerinin bulunduğu şehirler, çevrelerinden ve kırsal kesimden önemli ölçüde göç alır. Çünkü sanayinin geliştiği merkezlerde iş bulma olanakları daha fazladır. Bu durum şehir yerleşmelerinin hızla büyümelerine neden olmuştur. İstanbul, Kocaeli, Sakarya, İzmir, Adana ve Bursa gibi şehirlerin gelişmesinde sanayi tesislerinin büyük payı vardır.

Tarım

Tarım faaliyetlerinin yoğun olarak yapıldığı verimli ovalar, yerleşmelerin yaygın olduğu yerlerdir. Bunların en tipik örnekleri Adana, Söke, Tire, Amasya, Iğdır ve Samsun şehirleridir.

Madencilik

Türkiye’deki bazı yerleşim merkezlerinin kurulması ve gelişmesi, sahip oldukları yer altı zenginliğine bağlı olarak gerçekleşmiştir. Bunun en tipik örnekleri Zonguldak ve Batman’dır. Zonguldak taş kömürü, Batman ise petrol çıkarımı sayesinde hızla gelişmiş, geçmişte birer köy iken madencilik faaliyetleri sonucunda birer kent haline gelmişlerdir. Yine Murgul, Ergani, Küre ve Maden gibi yerleşmelerin şehirleşme süreçlerinde maden işletmelerinin açılmasının önemli etkisi vardır.

Turizm

Özellikle Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarındaki bazı yerleşmelerin gelişiminde turizmin büyük payı vardır. Buralardaki doğal ve tarihi turistik değerler, yerleşim merkezlerindeki ekonomik faaliyetlerin canlanmasına katkı sağlamıştır. Antalya, Alanya, Kuşadası, Fethiye, Bodrum ve Marmaris gibi yerlerde, turizm etkinlikleri özellikle yaz mevsiminde yoğunlaşır.

Ulaşım

Ulaşım, başta sanayi ve ticaret olmak üzere ekonomik faaliyetlerin gelişmesine etki ettiği için ulaşım olanaklarının fazla olduğu iller, hızla büyümüştür. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Eskişehir ve Gaziantep illerinin gelişiminde ulaşım olanaklarının fazla olmasının büyük katkısı vardır.

0 kişi beğendi

01 | Doğal Kaynak

Doğal Kaynak Nedir Özet : Doğa tarafından insanoğlunun kullanımına sunulan toprağın hem kendisi, hem de altında ve üstünde yer alan yenilenebilir ve yenilenemez kaynaklara doğal kaynak denir. Örneğin: doğa, toprak, hammadde gibi.


Doğal Kaynak Nedir Detay : Doğada kendiliğinden oluşmuş, insan aklı ve tekniğinin ürünü olmayan, meydana gelme aşamasında insanın herhangi bir rolünün bulunmadığı bütün zenginlik kaynakları “doğal kaynak” olarak adlandırılır. Kısaca doğada bulunan ve insan ihtiyacını karşılayabilecek her şeye.. - Yazıya Git..

02 | Doğal Sayı

Doğal Sayılar
Doğal sayılar 0'dan başlayarak sonsuza kadar giden sayılardır. Matematikte doğal sayılar kümesi ile gösterilir. Doğal sayılar ismi bu sayıların doğada görüp tanıdığımız sayılar olduğu fikrinden ileri gelmektedir. Doğal sayılar kümesi "0" ve pozitif tüm sayıların olduğu kümedir. Negatif değer almazlar. Bazı kaynaklarda "0" doğal sayı olarak alınmaz. Matematikte hala sıfırın bir doğal sayı alınıp alınmayacağı tartışma konusudur, ancak eğer cebirsel inşâlar yapılmak isteniyorsa "0" sayısının doğal sayı olarak.. - Yazıya Git..

03 | Doğal Kaynak Ekonomi İlişkisi

Doğal Kaynaklar ve Ekonomi
Doğal kaynak tek başına ekonomik değer ifade etmez. Doğal kaynağın bulunduğu yerden çıkarılması, işlenmesi ve değişik ürünlere dönüştürülerek pazarlanması önemlidir. Bunu gerçekleştirecek olan da yetişmiş, nitelikli insan gücüdür.
1.Büyük sermaye ve doğal kaynaklara sahip gelişmiş ülkeler, doğal kaynaklardan etkin şekilde faydalanma yollarını aramaktadır.Örneğin, Rusya Federasyonu’ nda zengin doğal kaynaklar vardır.En önemli yer altı kaynağı petrol, doğal gaz ve demirdir. Ayrıca Sibirya’ daki.. - Yazıya Git..

04 | Doğal Kaynak Çeşitleri

Doğal Kaynaklanın Sınıflandırılması
Doğal kaynaklar, çok fazla çeşitlilik gösterir. Örneğin, günlük hayatta kullandığımız kâğıt, kalem, evlerimizde kullandığımız eşyalar birer doğal kaynak ürünüdür. Çeşit bakımından zengin olan doğal kaynaklar değişik ölçütler göz önüne alınarak sınıflandırılabilir. Bu sınıflandırma temelde tükenebilen doğal kaynaklar ve tükenmeyen doğal kaynaklar şeklinde olmaktadır. Şimdi bu sınıflandırmanın hangi ölçütlere göre yapıldığını aşağıdaki kavram haritasını inceleyerek.. - Yazıya Git..

05 | Doğal Gaz

Doğal gaz; havadan hafif, renksiz ve kokusuz bir gazdır. Yer altında, petrolün yakınında bulunur. Yeryüzüne çıkarılışı petrolle aynıdır, daha sonra büyük boru hatları ile taşınır.

Fosil yakıtlar grubundan hidrokarbon esaslı doğalgaz, yer altında gözenekli kayaların boşluklarına sıkışmış olarak yada petrol yataklarının üzerinde gaz halinde büyük hacimler şeklinde bulunur. Doğalgaz; %95 metan, az miktarda da etan, propan atom, bütan ve karbondioksitten oluşan renksiz, kokusuz ve havadan hafif bir gazdır. Doğalgaz kokusuz olduğundan.. - Yazıya Git..

06 | Doğal kaynaklar kaça ayrılır

Doğal kaynaklar kaça ayrılır - Soruya Git..

07 | Doğal hukukun modern hukuka etkisi nedir?

Bu sorunun cevabı için bana yardımcı olur musunuz. - Soruya Git..

08 | Doğal sayıların ilk harfleri nasıl yazılır

Doğal sayıların ilk harfleri nasıl yazılır - Soruya Git..

09 | Doğal anıtların korunması için çalışan sivil toplum kuruluşları...

Doğal anıtların korunması için çalışan sivil toplum kuruluşları nelerdir ? - Soruya Git..

10 | Doğal destanlara 10 örnek

Doğal destanlara 10 tane örnek veriniz. - Soruya Git..












Arama
Menü
Kapat
Hareket Dökümü
Online Üyeler
  • mervenur 25
    Belirtmemiş
  • wtkral01
    Belirtmemiş
  • yeşillkalem
    Belirtmemiş
  • Hsynnn
    Belirtmemiş
  • BÜŞRA DAĞ
    Belirtmemiş
  • Öner Serkan
    Belirtmemiş
  • lilisaya
    Belirtmemiş
  • Vurgun3
    Belirtmemiş
  • Muratt1
    Belirtmemiş
  • iremugras123
    Kütahya